18 Mart 2013 Pazartesi

Aupair olmaktan vazgeçtim

Peki ama neden ?

Aylardır uzlaşamadım bir türlü ailelerle.

Ayrıca çok çok güzel bir iş teklifi aldım ve kabul ettim.

Amerika'dan döndükten sonra iş bulacağımın bir garantisi yoktu.
ve ben bu fırsatı kaçıramazdım.

Şu an Amerika'ya gidemedim diye hiç üzülmüyorum.

Yeni bir iş, yeni bir hayat beni bekliyor.

YAŞASIN!!!

24 Şubat 2013 Pazar

Seçilme Süreci

Şubat ayı itibariyle 3 tane aile çıktı bana.

Aralık'tan bu yana bakılırsa büyük bir gelişim. Aynı ay içinde 3 aile. İnanılacak gibi değil.

Virginia, New Jersey ve California dan ile çıktı.

California'dakiyle hiç konuşmadım. O kadar istediğim bir eyalet ki hemen atladım görüşmek için. Aile görüşme talebi bile etmedi. Buna da ikinci defa rastgeldim.
Madem konuşmayacak, geri dönmeyeceksin ne diye beni ekliyorsun ? Değil mi ama !

Virginia 'daki aileye kanım hiç kaynamadı. Zaten olmadı.

Ama New Jersey'deki aileyi çok sevdim. Ben kesin olur gözüyle bakıyordum ki hala ses yok onlardan.
Sanırım o da olmadı.

Şimdilik gelişmeler bunlar.

Gerçekten şuraya ne zaman "kesinleşti" yazacağım çok merak ediyorum.


14 Şubat 2013 Perşembe

Türkiye'den AuPair seçilmek

Birkaç aydır araştırıyorum bu sistemi. Sonunda mantıklı bir yaklaşıma kavuştum,sanırım...

Aslında araştırma nedenim hala Amerika'ya gidememiş olmam.

Sürecin bu kadar uzun olmasını anlayamadım.

Derken...


Başka şirketler araştırmaya başladım. Hepsiyle görüştüm neredeyse.Gidememe sebebimi sordum.
Bana ortak olarak verdikleri cevap şöyle oldu:

- Amerika'daki ekonomik kriz ve ailelerin bu sistemi tercih etme sebeplerinin azalması
- Seçen aileler genellikle Alman,İtalyan,Fransız ana dillerine hakim Aupairleri seçmerek, çocuklarına yabancı bir dil öğrenmesini sağlaması
- İslamfobik olmaları: Sistemdeki tek müslüman devletin Türkiye olması ve Amerikan halkının bundan çekinmesi

Bunlar da bana çok mantıklı geldi. Sonuçta kayıt olmak istediğimi söyledim ve onlar beni istemediler. yani adamlar da para kazanacaklar bu işten elbette kayıt yaptırmamı isterlerdi diye düşünüyorum.

Sonra Amerika'daki dil okullarını araştırdım. Yine konuştuğum acentalar beni İngiltere'ye yönlerdi. Hem daha ucuz diye hem de amerika vizelerinde %80'i olumsuz geri dönüş oluyormuş.

Böyle bir çıkmazdayken yine Aupair olarak beklemeye devam ettim,ediyorum.

Geçen görüştüğüm aileyle olmadı zaten, şimdi bir aile daha çıktı. Onunla şu yazıyı yazarken konusmam gerekliydi. Daha doğrusu 10da konuşacaktık. Fakat Skype'ta hiç online olmadı, mail attım hala cevap gelmedi.

E yine bana beklemek kaldı.

30 Ocak 2013 Çarşamba

bekleme süreci vol:2

Yazmadığım 1 ay içinde ne değişti ?
Elbette hiç birşey...
Dün bir aile çıktı böylece toplamda  3. aileye kavuşmuş oldum.
Lakin 2. siyle hiç görüşemedik.
Bu 3.süyle Cuma günü skype üzerinden görüşeceğiz. sırf denyim olsun diye konuşacağım çünkü bebekler ikiz ve amerika'nın orta yerinde.Hiç istemedğim bir eyalet.
Bakalım ne olacak?

Bu süreç içinde bu işi yapan başka bi acentalarla görüşmeye başlayacağım. Aupaircare ile çok çok yavaş ilerliyor herşey...


26 Aralık 2012 Çarşamba

Aupair süreci "beklemede"

Blog'a birşey yazmıyorum. Çünkü yazacak bir gelişme yok şu anda.

Benim şansıma mı bilemiyorum ama neredeyse 1 ay oldu ve 2 tane aile geldi ve sadece biriyle görüşebildim.(o da telefonda)

Bu durağanlık için yılbaşı tatili fln diyorlar; bakalım gerçekten de öyle mi!

Bir sürü aile çıkan kişileri de kıskanmıyor değilim hani...

Sonuç olarak bekliyoruz devamlı!

4 Aralık 2012 Salı

İlk Skype Görüşmesi

Günlerdir beklediğim görüşme sonunda oldu.

Evet gergindim! Ama korktuğum gibi olmadı. Hatta çok da kolay ve akıcı geçti.

Çok şeker bir Aupaircare temsilcisyle konuştum.

sorduğu birkaç soru :

* Baktığınız çocuk deneyimlerinden bahseder misiniz?
* En küçüğü kaç yaşındaydı?
* Bebeklerle bir günü nasıl geçirirsiniz, neler yaparsınız?
* Boş zamanlarınızda neler yaparsınız?
* Dün ne yaptınız ?
* Neden Aupair olmak istiyorsunuz?
* Amerika'dan dönünce ne yapmak istiyorsunuz?


Gibi birkaç soru. Çok basit zaten. Korkuğum gibi değilmiş. Konuşma sonucunda Aupair temsilcisi hemen online olacağımı söyledi. Aradan 15 dk sonra mail geldi. Profilim aktif hale getirilmiş. Ayrıca online olduktan 2 saat sonra bir aile bile çıktı.

Böylece sürecim başladı.

Hadi bakalım bana kolay gelsin :)

29 Kasım 2012 Perşembe

Beklemek !

Benim gibi tez canlı biri için beklemek ne kadar da sıkıcı bir durum bilemezsiniz.

Aupair ile ilgili sürecim 15 gündür beklemede. Daha doğrusu evraklarımı teslim ettim. Truva'da kontrol edildi " 1 haftada" sonra da Aupaircare 'den haber bekleme dönemi başladı.

Ben hemen gidip geleyim dedikçe günler uzuyor uzuyorrr.

Sonunda dün akşam Aupaircare temsilcisinden mail aldım. Pazartesi günü skype üzerinden konuşacağız.

Heyecanlı mıyım ? Tabii ki de evet!

Ne konustuğumuzu sorduğu soruları da ayrı bir şekilde yazarım.

Poffuf beklemek olmasa hayat çok güzel olacak!

16 Kasım 2012 Cuma

Aupair Tanıtım Videosu

Aupair lik sürecinde karşınıza yapmanız gereken bir çok madde çıkacak. Bunlardan bir tanesi aileye yazılan mektup diğeri de baktığınız çocuklarla ve kendinizle ilgili video.

Aileye yazılan mektupta yaşadığınız şehirden okuduğunuz okuldan tutun da aileniz ve cocuk bakımıyla ilgili samimi bir dilde hepsi olması gerekiyor.

Yaklaşık 2 sayfa kadar yazdım ben. İnsanın kendini överek anlatması biraz güç oluyor tabii.

Video ya gelince...

Bence en zor olan kısım o. Şanslıyım ki çocuklara baktığımdan oldukça fazla fotgrafım var. Eğer sizin yoksa konu komşudan yardım isteyeceksiniz :)

Yemek yedirirken, saç toplarken ya da oyun oynarken herşeyi çekip koyun. Videonun  içinde kısa kısa videolar da olabilir, daha da gerçekçi olsun diye. İşte bir kaç tane örnek izleyin ona göre yapın. Ben bugun çektim ve hazırladım videoyu. Eğlenceli de bir müzik ekledim fon olarak. E güzel oldu gibi.

Tabiii telaffuzlara da dikkat edilmeli. Benim çok iyi olduğu söylenemez. Amerika'dan dönüşte tekrardan izleyeceğim bakalım gelişme olmuş mu diye :)

Bu video'yu da windows movie maker ile yaptım. Başka programlar da vardır elbet ama ben bilmiyorum. Ya da grafik okuyan bilen biri varsa size hemen yapabilir.

Bol şans şimdiden.


4 Kasım 2012 Pazar

Hazırlık süreci vol. 1



Amerika'da ne yenir nereye gidilir diye araştırma yapmadım ben. İlla ki bulunur yapılır bişiler

Fakat...

Benim derdim "Kuaför" oldu. Öğrendiğime göre oldukça pahalıymıs ve güzel yapabilen pek yokmuş.
Ben saç konusunda takıntılı olduğum için Aupair olma kararından daha radikal bir karar alıp sarı saçlarımı koyulttum. Nasıl gaza gelip yaptım bilmiyorum.

Kafamda peruk var sanki!

Kötü olmadı ama bana sarı gerçekten çok yakışıyor :)


İşte dönüşüm sürecim:





29 Ekim 2012 Pazartesi

AuPair olmak ya da olmamak

Başlıktan da anlaşılacağı gibi kara verme aşaması tam bir kargaşa.

Ben yaklaşık 1 senedir işsizim. Ciddi anlamda staj ve iş deneyimim olmasına rağmen 1 senedir iş bulamıyorum. Artık o kadar sıkıldım ki evde boş oturmaktan...

Ve mesele hep İngilizce!

Çalıştığım sektörde değil İngilizce, Türkçe bile anlaşamıyorken işe alım sürecinde İngilizce bana eziyet oldu.

Evde çeşitli sitelerden İngilizce çalışmaya başladım. mesela şu siteler:

http://www.livemocha.com/
http://www.busuu.com/tr/

Açıkçası 2. si benim işime daha çok yaradı. 1 haftalık deneme süreci var. Daha sonrası bazı üniteler kilitleniyor. Şu an oradan 1 aylık üyelik satın aldım ve gayet memnunum 37 tl gibi bir fiyatı var.

Onun haricinde ben böyle İngilizce çalışırken deneme sınavlarında hep aynı sonuçları alıyordum. Bir ilerleme kaydedemiyorum. Derken...

Dil okulları araştırmaya başladım. Hayalim hep Amerika'ya gitmek olduğu için oradaki dil okullarına baktım. En az 6 ay gitsem okul konaklama yemek filan derken en az 10.000 $  tutuyor. Benim için fazla geldiği için daha ucuz yerleri araştırmaya kalktım ve AuPair' liği buldum.

Araştırdım ve etrafımda gidenlerden bilgi aldım. Herkes benim gitmem gerektiğinden yanaydı. Karar verdim ve bununla ilgili olan acentelere baktım. Birçok bunu yapan aracı şirket var. Fiyatları da değişiklik göstermekle birlikte çok yakın. Ben Truva'yı tercih ettim.

Şu an gereken ilk evraklarımı teslim ettim. Bana bir hoca tahsil ettiler ve onunla pratik yapıyorum. Her gün 15 dk konuşuyorum. Benim gibi İngilizce fobisi olan biri için oldukça yararlı.

Aklımda bir soru olmakla birlikte baş koydum bu işe. Gideceğim ! Hem de 1 sene...

Peki bu aupairlik nedir?

Açıkçası şu an yaşamadığım için okuduklarımdan ve gözlemlerimden edindiğim bilgiye göre söylüyorum ki bir nevi çocuk bakıcılığı. Ama Türkiye'deki gibi elinde kaşıkla çocuğun peşinde koşmuyorsunuz :)
Rahatsınız;tabii ki sorumluluklarınızı unutmadan. Haftada 1.5 - 2 gün izniniz var ve yaklaşık 200$ haftalık veriyorlar.
Onun haricinde çalışma saatlerinize göre okula da gidiliyor. Aile de yıllık 500$ını karşılıyor bu eğitimin.

Au pair olarak giderken benden çıkacak olan para 850$ ve vize ücreti (uluslar arası ehliyet ve pasaport ücreti haric)

Deneyimlerimi aktaracağım yakında...

16 Ağustos 2012 Perşembe

Bavul Hazırlama Taktikleri



Bavul toplamak zor iştir. Çoğu kişi üşenir; üstelik beceremez. Tam her şey tamam derken en lazım olan şeyi unutuverir.

 Ben de yıllarca şehir dışına gidip geldiğimden bu konuda usta olduğuma inanıyorum.

Bu konuda en büyük yardımcım valiz toplamaya başlamadan önce gideceğim yere uygun gereklilik listesi çıkartmam.

İşte benim "yazlık" minik listem:



- bikini
- pareo
- tarak
- parfüm, deodorant
- törpü
- oje, aseton, pamuk
- makyaj malzemeleri
- makyaj temizleme
- saç spreyi
- toka
- spor ayakkabı
- spor kıyafetleri
- iç çamaşırları
- diş fırçası- macunu
- şarj aleti
- takı, kemer
- deniz çantası
- terlik
- ayakkabı
- güneş kremi
- güneş sonrası nemlendirici
- gözlük
- kitap
- Şampuan, saç kremi

--- ekstralar: ilaçlar, şapka, çorap vb. Tabii ki de " tüm kıyafetler" :)




20 Haziran 2012 Çarşamba

Diyetimin 50. Günü



1 Mayıs'ta başladığım diyetimin 50. gününe girmiş bulunuyorum. Dukan diyetiyle başladım bu sefer. Fakat o kadar olumsuz şeyler okudum- yaşadım- ki hemen vazgeçtim.

Daha önceden sıkça tvde gördüğüm,söylediklerine de inandığım Prof. Dr. Canan Efendigil Karatay'ın ileri sürdüğü Karatay Diyeti'ne başladım.

Şu an o kadar mutluyum ki bu diyeti yaptığıma. Çünkü;bu dönemi diyet olarak değil yaşama biçimi olarak hayatıma yerleştirmek istiyordum.Evet ekmeksiz hayatta yapamam diyordum 50 gündür 1 gr bile un girmedi bünyeme. Ben ki patates kızartmasının üzerine 1 parmak tuz döken insan tuzsuz yemek yiyiyorum.

Alışıyormuş insan.

Bir de sporu ekledim hayatıma. Her şey çok daha güzel oldu. Toplamda 8 kilo verdim ve oldukça sıkılaştım.

Mümkünse Karatay'ın kitabını okuyun ve mantıklı düşünmeye çalışın. Bir yandan da hayattan zevk almaya bakın.

Bol bol kilo vermeler :)

2 Haziran 2012 Cumartesi

Çilekli Dukan CupCake



Tatlı krizine yenik düşüp yeni lezzetler aramalıydım ve aklıma birden bu fikir geldi.
Atak ve Seyir döneminde meyve yenmiyor peki ama bu çilek de neyin nesi diyebilirsiniz. Hemen püf noktasını söylüyorum.

Çilek tozu !

Nesquik'in çilekli toz tatlandırıcısı

Biraz kalorisi yüksek ama o kadardan bir şey olmaz diyorsanız mutlaka denemelisiniz. Migroslarda satıyor.Kek için gerekli olan 1 su bardağı light süt için 1.5 çorba kaşığı çilek tozunu katıp diyet çilekli süt elde ediyoruz.(ya da ayrı ayrı kek karışımına koyabiliriniz )

Şimdi gelelim diğer malzemelere:

-3yumurta
-4 yemek kaşığı splenda
-11 kaşık yulaf kepeği
-1 su bardağı çilekli süt
-1 yemek kaşığı süt tozu
-1 paket vanilya
-1 paket kabartma tozu

Yapılışı:
Yumurtaları ve şekeri kıvamlı olana dek çırpın. Yaklaşık 3 dk kadar. Daha sonra tüm malzemeleri ekleyip iyice karıştırın. 10 dk kadar yulaf kepeğinin şişmesi için bekleyin; ardından istediğiniz kaplara koyup 180 derecede 25-30 dk kadar pişirin. Bu ölçülerle muffin kalıplarıyla 12 adet çıktı. Günde 2-3 tane afiyetle yiyebilirsiniz.



not: light süt karışımıyla uğraşamam diyorsanız çilek tozunu ve light sütü ayrı ayrı koyun karışıma. Çilek tozunu bulamadım diyorsanız da alın bir tane çilekli süt koyun keke hiçbir şey olmaz.

Bundan önce keklerime limon suyu katıp yapıyordum;bu daha acı bir tat veriyordu keke.Çilekli gerçekten çok lezzetli oldu.

Kesinlikle denemelisiniz.

Çilekle şımarmak çok iyi geldi.

27 Mayıs 2012 Pazar

Emir'e Baby Shower

Bir bebeğimiz olacak yakında gün sayıyoruz. Biz de boş durmayalım Emir bebeğe şekerler,lavantalar yapalım dedik.

vee kollarımızı sıvadık...

Eminönü'nden gidip aldım tüm malzemeleri. Eminönü'nde hem daha çok çeşit var hem de daha ucuz.

Tüm malzemeleri ayrı ayrı yapabileceğiniz gibi hazır paketler de bulunmaktadır. Zevkinize göre tercih edebilirsiniz.

Bizim aldıklarımızdan:


Hemen fiyat da vereyim. Baby yazan tshirt görünümlü olanlar 12 tane 10 TL
                                     Çubuklu olanlar ise 12 tane 5 TL
                                     Organze tüller 50li paket 5TL
                                     Organze kurdele 50m 3 TL
                                     Sepet 20 Tl
                                     *fotograflarda olmayan kapı süsü de 30 TL
















Çubukları koyduğumuz sepeti ben yaptım. Çeşitli kurdeleler, tüllerle süsledim. İçine ağırlık yapsın diye minik taşlar,üstüne de saplamak için sünger koydum. Çubukların boyları kısa olduğu için çok derin bir kap seçmedim.





Biz organze tüllerin içine hem lavanta hem de badem şekeri koyup, kurdeleyle bağladık. Çubuklu olanları slikonla arkasından tutturduk.

100 adet için Toplamda 135 TL harcadık.

24 Mayıs 2012 Perşembe

Dukan mı Karatay mı ???



Dukanla ilgili sıkıntıları okuduktan sonra üstelik yaşadıktan sonra bir daha düşüneyim dedim. Karatay diyeti kitabını aldım. Prof Dr Canan Efendigil Karatay 'ı televizyondan da takip etmiştim. Bir kere prof. olması beni cezbediyor; daha inandırıcı hale getiriyor. Bunu  haricinde Diyet başlığı altında beslenme biçiminin sürdürebilmesi daha mantıklı geldi.

Derken...

Kitabı bir çırpıda okudum. İkisinde de ortak özellik olarak karbonhidratlardan uzak durmalıyız. Bunu  haricinde "karatay"da meyve var.bolca (sınırsız belki de) sebze var.

"oohh dukandan sonra bayram havası."

Onun haricinde Karatay ara öğünleri önermiyor.Çok acıkırsak badem,ceviz fındık yiyebiliyoruz (1 çay bardağı kadar). Bu da diyete bağlılığı arttırır bence. Birkaç gündür 2 yumurtalı kahvaltımı yaptıktan sonra acıkıncaya kadar yemek yemiyorum. 5 saati buluyor. O zaman salata ya da zeytinyağlı yemek yiyorum. Akşam da buna benzer belki biraz yanına et yemeği ekliyorum. (işte o gün evde ne pişmişsse)

Sonuç olarak kendime göre bir diyet oluşturup dukanla karatayı birleştirdim.

Bunun haricinde düzenli spor yapıyorum. En azından haftanın 4 günü düzenli :)

1 Mayıs'ta başladığım diyetimle birlikte 5 kg verdim. 4 cm inceldim. ( 20 günde )

17 Mayıs 2012 Perşembe

Dukan Cupcake

Tatlı krizi sırasında tamamen uydurarak yaptığım bir tarif. Gayet de lezzetli oldu.


Malzemeler:
- 1yumurta akı (koktuğu için sarısını koymadım)
- 2.5 yemek kaşığı splenda
- 1 tatlı kaşığı yulaf kepeği
- 1/2 limon kabuğu rendesi
- 3 çorba kaşığı light süt
- 3 çorba kaşığı süt tozu
- 1 tatlı kaşığı light labne
- çay kaşığının ucuyla vanilya ve kabartma tozu

Yapılışı:
Yumurta ve şekeri iyice çırpın,daha sonra tüm malzemeleri ekleyin. 180 derece fırında 15-20dk pişirin.
3 tane muffin çıkıyor. Hepsini de afiyetle yiyebilirsiniz. En azından birazcık tatlı krizini geçiştirir.

15 Mayıs 2012 Salı

Yulaf Kepeği Keki

Dukan diyetimde yeni tadlar arıyorum. İnternette bir sürü bloglarda değişik tarifler var. bense bunları bir güzel harmanlayıp, kendime göre bir tarif çıkardım.

Malzemeler:
- 3 yumurta
- 4 yemek kaşığı splenda toz tatlandırıcı
- 1 çay bardağı light süt
- 8 yemek kaşığı yulaf kepeği
- 6 damla limon esası (dr oetker'in çeşitli aromaları var)
- 1/2 paket vanilya
- 1/2 paket kabartma tuzu
- 1 yemek kaşığı kakao

Yapılışı:
Yumurta ve tatlandırıcıyı bolca köpürene kadar çırpın. İçine süt ve limon esasını katıp, kakao hariç geri kalan tüm malzemeleri ekleyin. 15 dk kadar bu karışımı bekletin. Daha sonra silikon kek kalıbına içinde az miktarda kek karışımını bırakacak kadar dökün. Kalan miktara kakaoyu döküp (koyu kıvamda olmaması için 1 yemek kaşığı kadar süt ekleyebilirsiniz) karıştırın. Bunu da üzerine dökün.
150-160 derecede 45 dk pişirin.

not: Ben pek şekerli sevmediğimden 4 kaşık şeker yeterli geldi. Daha tatlı isteyenler 5 kaşık koyabilir. Ayrıca daha yoğun limon tadı isterseniz yarım limon kabuğunu içine rendeleyebilirsiniz.


Minicik bir kek oldu benimki. Kek kalıbım çok büyük olduğu için iyice ufaldı sanki. Muffin kalıplarında daha güzel olur diye düşünüyorum.

İşte benim minyatür Yulaf Kepeği Keki'm :




Tadına gelince; gerçekten yenecek kıvamda. Evde birçok kişiye tattırdım ve beğendiler. Sanki Etiform'un limonlu kurabiyesi gibi. 

Değişik bir tat oldu,denemenizi tavsiye ederim.







14 Mayıs 2012 Pazartesi

Yulaf Kepeği Galetası

Yulaf kepeği ile neler yapılabilir diye araştırırken bu tarifle karşılaştım. Aslında kitapta da buna benzer bir tarif var ama lezzetleri aynı olmuyor.

Kullandığım malzemeler:

- 1 yumurta
- 2 yemek kaşığı light süt
- 1 yemek kaşığı süt tozu
- 2 yemek kaşığı yulaf kepeği
- 1 çorba kaşığı light labne
- 1/2 kabartma tozu
- 1 tutam tuz

Yapılışı:
Yumurta, süt tozu ve labneyi bir kaba koyup köpürene kadar mikserle çırpın. Daha sonra kalan tüm malzemeleri ekleyip çırpmaya devam edin.

Ben mikrodalga da denedim. Kahvaltı tabağının iç haznesini geçmeyecek kadar koydum. Mikrodalganın en yüksek derecesinde alt üst değiştirerek 2'şer dakika pişirdim. İnternette bazıları 4'er dakika pişirmişler. İlk denememde dikkat etmeden 4 dk yaptım ama yandı.

Bu tarfiten 3 tane galeta çıkıyor.

İşte benin yaptıklarım:

ilk 2 dk pişirdikten sonraki hali (tersini çevirip pişirmeye devam edilmeli)



Bitmiş; yenmeye hazır hali

Hadi afiyet olsun.

10 Mayıs 2012 Perşembe

Dukan Diyeti'nde 10. gün

Tam da başlık gibi 10 gün...

6 gün atak dönemini atlattıktan sonra 1 gün saf protein 1 gün protein+sebze diyeti yapmaya karar verdim.

1 haftanın sonucunda 2.5 kg verdim. Okuduğuma göre daha çok kilo verenler bile olmuş;ben de bu kadar gitti.

Sebze yediğim günler dünya nimetlerinden faydalanıyorum sanki. Sebze yemek ne büyük zevkmiş.


Bugün asabiyim. Yumurtam sulu olmuş. (Hem de en sevdiğim şekliyle) Evde kalan son yumurtayı da sulu pişirdiğim için kendime kızıyorum.Kim çıkıp alacak şimdi deyip başladım yemeye. Eskiden olsa bir dilim kepekli ekmekle onu bir güzel yerdim. Şimdi yaptığım o sevimsiz kreple gitmiyor, boğazımdan geçmiyor arkadaş. Çatalla akışkan sarısını yakalamak için bin kalori harcadım ben biliyor musun diye etrafa çattım.



Daha ne kadar katlanırım bu duruma bilemiyorum. Bu günü yumurtaya değil de havaya bağlamak istiyorum; n'olur öyle olsun.




8 Mayıs 2012 Salı

Dukan Diyeti Seyir dönemi

Atak Dönemini 6 gün yaptım. Her gün ilk 2 gün yediğim şeyleri yedim. Daha ne kadar et,tavuk yerim bilemiyorum.

Dün itibariyle seyir dönemine geçtim.İlginç bir şekilde hala tartılmadım. Bu geçişle birlikte domates, salatalık yemek ne büyük bir zevkmiş meğersem anladım.

Bu dönemde de atak döneminde yediğimiz yiyeceklerin yanına bazı sebzeler ekleniyor. bu sebzeleri her öğünde tüketmemek şartıyla istediğiniz kadar tüketebilirsiniz. ( tabii ki kazanla yemiyoruz)

Peki bu seyir dönemini ne kadar ve nasıl yapacağız?

Kitaptan okuduğum kadarıyla varmak istediğiniz kiloya kadar seyir dönemi devam ediyor. Mesela; haftada 1-2 kilo veren biri için 10 kilo vermek istiyorsa 8-10 hafta boyunca buna devam etmeli.
Seyir döneminin uygulama biçimi de kitapta değişik anlatılıyor.
- 5 gün saf protein (SP), 5 gün protein+sebze (PS) diyeti peşi sıra yapılabilir.
ya da
- 1 gün saf protein, 1 gün protein+sebze diyeti peşi sıra yapılabilir.

2. seçenekte kilo kaybı 1.sine göre daha yavaş. Fakat sonuçta aynı kilo veriliyormuş.Kitapta ilk durum daha sıkıcı olduğu için 2. yöntemi daha çok öneriliyor. Ben de 1SP / 1PS yapmaya karar verdim.

Seyir döneminde ilk gün yediklerim: ( 6. GÜN)
Sabah:
-1 haşlanmış yumurta
-80gr light beyaz peynir
- Yeşilçay

Ara:
- 1su bardağı light süt içine 1.5 yemek kaşığı yulaf kepeği

Öğlen:
-Burger king'ten tavuklu salata (145 kalori )

Akşam:
-50 gr kuzu pirzola (ızgara)
- 1 kabak ( teflonda ızgara yaptım)
- 3 yemek kaşığı light yoğurt

Bunun haricinde 3 litre su ve 1 maden suyu içtim. Spora gittim; 450 kaloriye yakın enerji sarfettim.

Her gün yumurta yemek gerçekten beni çok yoruyor. İçim almıyor. Bunun için de bazen yumurtayı omlet yapıyorum. içine light kaşar peyniri ve dana jambon koyuyorum. " italyan omleti" o zaman gerçekten leziz ve doyurucu oluyor.

Denemenizi tavsiye ederim.