29 Kasım 2012 Perşembe

Beklemek !

Benim gibi tez canlı biri için beklemek ne kadar da sıkıcı bir durum bilemezsiniz.

Aupair ile ilgili sürecim 15 gündür beklemede. Daha doğrusu evraklarımı teslim ettim. Truva'da kontrol edildi " 1 haftada" sonra da Aupaircare 'den haber bekleme dönemi başladı.

Ben hemen gidip geleyim dedikçe günler uzuyor uzuyorrr.

Sonunda dün akşam Aupaircare temsilcisinden mail aldım. Pazartesi günü skype üzerinden konuşacağız.

Heyecanlı mıyım ? Tabii ki de evet!

Ne konustuğumuzu sorduğu soruları da ayrı bir şekilde yazarım.

Poffuf beklemek olmasa hayat çok güzel olacak!

16 Kasım 2012 Cuma

Aupair Tanıtım Videosu

Aupair lik sürecinde karşınıza yapmanız gereken bir çok madde çıkacak. Bunlardan bir tanesi aileye yazılan mektup diğeri de baktığınız çocuklarla ve kendinizle ilgili video.

Aileye yazılan mektupta yaşadığınız şehirden okuduğunuz okuldan tutun da aileniz ve cocuk bakımıyla ilgili samimi bir dilde hepsi olması gerekiyor.

Yaklaşık 2 sayfa kadar yazdım ben. İnsanın kendini överek anlatması biraz güç oluyor tabii.

Video ya gelince...

Bence en zor olan kısım o. Şanslıyım ki çocuklara baktığımdan oldukça fazla fotgrafım var. Eğer sizin yoksa konu komşudan yardım isteyeceksiniz :)

Yemek yedirirken, saç toplarken ya da oyun oynarken herşeyi çekip koyun. Videonun  içinde kısa kısa videolar da olabilir, daha da gerçekçi olsun diye. İşte bir kaç tane örnek izleyin ona göre yapın. Ben bugun çektim ve hazırladım videoyu. Eğlenceli de bir müzik ekledim fon olarak. E güzel oldu gibi.

Tabiii telaffuzlara da dikkat edilmeli. Benim çok iyi olduğu söylenemez. Amerika'dan dönüşte tekrardan izleyeceğim bakalım gelişme olmuş mu diye :)

Bu video'yu da windows movie maker ile yaptım. Başka programlar da vardır elbet ama ben bilmiyorum. Ya da grafik okuyan bilen biri varsa size hemen yapabilir.

Bol şans şimdiden.


4 Kasım 2012 Pazar

Hazırlık süreci vol. 1



Amerika'da ne yenir nereye gidilir diye araştırma yapmadım ben. İlla ki bulunur yapılır bişiler

Fakat...

Benim derdim "Kuaför" oldu. Öğrendiğime göre oldukça pahalıymıs ve güzel yapabilen pek yokmuş.
Ben saç konusunda takıntılı olduğum için Aupair olma kararından daha radikal bir karar alıp sarı saçlarımı koyulttum. Nasıl gaza gelip yaptım bilmiyorum.

Kafamda peruk var sanki!

Kötü olmadı ama bana sarı gerçekten çok yakışıyor :)


İşte dönüşüm sürecim:





29 Ekim 2012 Pazartesi

AuPair olmak ya da olmamak

Başlıktan da anlaşılacağı gibi kara verme aşaması tam bir kargaşa.

Ben yaklaşık 1 senedir işsizim. Ciddi anlamda staj ve iş deneyimim olmasına rağmen 1 senedir iş bulamıyorum. Artık o kadar sıkıldım ki evde boş oturmaktan...

Ve mesele hep İngilizce!

Çalıştığım sektörde değil İngilizce, Türkçe bile anlaşamıyorken işe alım sürecinde İngilizce bana eziyet oldu.

Evde çeşitli sitelerden İngilizce çalışmaya başladım. mesela şu siteler:

http://www.livemocha.com/
http://www.busuu.com/tr/

Açıkçası 2. si benim işime daha çok yaradı. 1 haftalık deneme süreci var. Daha sonrası bazı üniteler kilitleniyor. Şu an oradan 1 aylık üyelik satın aldım ve gayet memnunum 37 tl gibi bir fiyatı var.

Onun haricinde ben böyle İngilizce çalışırken deneme sınavlarında hep aynı sonuçları alıyordum. Bir ilerleme kaydedemiyorum. Derken...

Dil okulları araştırmaya başladım. Hayalim hep Amerika'ya gitmek olduğu için oradaki dil okullarına baktım. En az 6 ay gitsem okul konaklama yemek filan derken en az 10.000 $  tutuyor. Benim için fazla geldiği için daha ucuz yerleri araştırmaya kalktım ve AuPair' liği buldum.

Araştırdım ve etrafımda gidenlerden bilgi aldım. Herkes benim gitmem gerektiğinden yanaydı. Karar verdim ve bununla ilgili olan acentelere baktım. Birçok bunu yapan aracı şirket var. Fiyatları da değişiklik göstermekle birlikte çok yakın. Ben Truva'yı tercih ettim.

Şu an gereken ilk evraklarımı teslim ettim. Bana bir hoca tahsil ettiler ve onunla pratik yapıyorum. Her gün 15 dk konuşuyorum. Benim gibi İngilizce fobisi olan biri için oldukça yararlı.

Aklımda bir soru olmakla birlikte baş koydum bu işe. Gideceğim ! Hem de 1 sene...

Peki bu aupairlik nedir?

Açıkçası şu an yaşamadığım için okuduklarımdan ve gözlemlerimden edindiğim bilgiye göre söylüyorum ki bir nevi çocuk bakıcılığı. Ama Türkiye'deki gibi elinde kaşıkla çocuğun peşinde koşmuyorsunuz :)
Rahatsınız;tabii ki sorumluluklarınızı unutmadan. Haftada 1.5 - 2 gün izniniz var ve yaklaşık 200$ haftalık veriyorlar.
Onun haricinde çalışma saatlerinize göre okula da gidiliyor. Aile de yıllık 500$ını karşılıyor bu eğitimin.

Au pair olarak giderken benden çıkacak olan para 850$ ve vize ücreti (uluslar arası ehliyet ve pasaport ücreti haric)

Deneyimlerimi aktaracağım yakında...

16 Ağustos 2012 Perşembe

Bavul Hazırlama Taktikleri



Bavul toplamak zor iştir. Çoğu kişi üşenir; üstelik beceremez. Tam her şey tamam derken en lazım olan şeyi unutuverir.

 Ben de yıllarca şehir dışına gidip geldiğimden bu konuda usta olduğuma inanıyorum.

Bu konuda en büyük yardımcım valiz toplamaya başlamadan önce gideceğim yere uygun gereklilik listesi çıkartmam.

İşte benim "yazlık" minik listem:



- bikini
- pareo
- tarak
- parfüm, deodorant
- törpü
- oje, aseton, pamuk
- makyaj malzemeleri
- makyaj temizleme
- saç spreyi
- toka
- spor ayakkabı
- spor kıyafetleri
- iç çamaşırları
- diş fırçası- macunu
- şarj aleti
- takı, kemer
- deniz çantası
- terlik
- ayakkabı
- güneş kremi
- güneş sonrası nemlendirici
- gözlük
- kitap
- Şampuan, saç kremi

--- ekstralar: ilaçlar, şapka, çorap vb. Tabii ki de " tüm kıyafetler" :)




20 Haziran 2012 Çarşamba

Diyetimin 50. Günü



1 Mayıs'ta başladığım diyetimin 50. gününe girmiş bulunuyorum. Dukan diyetiyle başladım bu sefer. Fakat o kadar olumsuz şeyler okudum- yaşadım- ki hemen vazgeçtim.

Daha önceden sıkça tvde gördüğüm,söylediklerine de inandığım Prof. Dr. Canan Efendigil Karatay'ın ileri sürdüğü Karatay Diyeti'ne başladım.

Şu an o kadar mutluyum ki bu diyeti yaptığıma. Çünkü;bu dönemi diyet olarak değil yaşama biçimi olarak hayatıma yerleştirmek istiyordum.Evet ekmeksiz hayatta yapamam diyordum 50 gündür 1 gr bile un girmedi bünyeme. Ben ki patates kızartmasının üzerine 1 parmak tuz döken insan tuzsuz yemek yiyiyorum.

Alışıyormuş insan.

Bir de sporu ekledim hayatıma. Her şey çok daha güzel oldu. Toplamda 8 kilo verdim ve oldukça sıkılaştım.

Mümkünse Karatay'ın kitabını okuyun ve mantıklı düşünmeye çalışın. Bir yandan da hayattan zevk almaya bakın.

Bol bol kilo vermeler :)

2 Haziran 2012 Cumartesi

Çilekli Dukan CupCake



Tatlı krizine yenik düşüp yeni lezzetler aramalıydım ve aklıma birden bu fikir geldi.
Atak ve Seyir döneminde meyve yenmiyor peki ama bu çilek de neyin nesi diyebilirsiniz. Hemen püf noktasını söylüyorum.

Çilek tozu !

Nesquik'in çilekli toz tatlandırıcısı

Biraz kalorisi yüksek ama o kadardan bir şey olmaz diyorsanız mutlaka denemelisiniz. Migroslarda satıyor.Kek için gerekli olan 1 su bardağı light süt için 1.5 çorba kaşığı çilek tozunu katıp diyet çilekli süt elde ediyoruz.(ya da ayrı ayrı kek karışımına koyabiliriniz )

Şimdi gelelim diğer malzemelere:

-3yumurta
-4 yemek kaşığı splenda
-11 kaşık yulaf kepeği
-1 su bardağı çilekli süt
-1 yemek kaşığı süt tozu
-1 paket vanilya
-1 paket kabartma tozu

Yapılışı:
Yumurtaları ve şekeri kıvamlı olana dek çırpın. Yaklaşık 3 dk kadar. Daha sonra tüm malzemeleri ekleyip iyice karıştırın. 10 dk kadar yulaf kepeğinin şişmesi için bekleyin; ardından istediğiniz kaplara koyup 180 derecede 25-30 dk kadar pişirin. Bu ölçülerle muffin kalıplarıyla 12 adet çıktı. Günde 2-3 tane afiyetle yiyebilirsiniz.



not: light süt karışımıyla uğraşamam diyorsanız çilek tozunu ve light sütü ayrı ayrı koyun karışıma. Çilek tozunu bulamadım diyorsanız da alın bir tane çilekli süt koyun keke hiçbir şey olmaz.

Bundan önce keklerime limon suyu katıp yapıyordum;bu daha acı bir tat veriyordu keke.Çilekli gerçekten çok lezzetli oldu.

Kesinlikle denemelisiniz.

Çilekle şımarmak çok iyi geldi.